N.Ç. Davası İle İlgili Basın Açıklamamız
BASINA VE KAMUOYUNA
N.Ç. DAVASINDA HUKUK TECAVÜZE UĞRADI…
Mardin’de 2002 yılında 13 yaşındaki N.Ç.’nin fuhuşa sürüklendiği ve kendisini pazarlayan kadınlar tarafından aralarında asker, memur, korucu, muhtar gibi birçok devlet görevlisinin olduğu 26 erkekle ilişkiye girmeye zorlandığı kamuoyuna yansımıştı.
Yargıtay 14. Ceza Dairesi, Mardin’de 13 yaşındaki N.Ç.’ye tecavüz edilmesi ile ilgili 32 sanıklı davada, yerel mahkemenin “N.Ç.’nin sanıklarla rızasıyla birlikte olduğu” yönündeki kararını onadı. Yargıtay bu nedenle, yerel mahkemenin sanıklara en az 10 yıl ceza verilmesini öngören tecavüz suçundan değil, en az 5 yıl ceza öngören “15 yaşından küçük biriyle rızasıyla birlikte olmak” suçundan ceza verilmesini yeterli bulmuştur.
Yargıtay 14.Ceza Dairesi aynı gerekçeyle sanıklar hakkındaki “rızasını alarak alıkoymak” suçunun zaman aşımından düşmesi yönündeki Mardin Ağır Ceza Mahkemesi kararını da onaylayarak ” tecavüzcüleri 5-10 yıl arası hapisten kurtarmıştır.
Bu dava uzun süredir Türkiye’deki kadın hakları savunucularının dikkatle izlediği bir davadır. Mahkemenin adil olmayan, vicdanları yaralayan bu kararı toplumda adeta infial yaratmıştır.
Yargıtay’ın onama kararıyla 13 yaşında küçücük bir kız çocuğunun 10’larca kendisinden yaşça oldukça büyük erkeklerle rızasıyla birlikte olduğu ve kendine yapılanın farkında olduğu yargı tarafından kabul edilmiştir. Bu zihniyeti,mantığı, mentaliteyi anlamak mümkün değildir.
Her şeyden evvel yasalara göre 18 yaşından küçük olan her kes çocuktur bu ulusal hukukta da uluslararası hukukta da böyledir. BM Uluslararası Çocuk Hakları Bildirgesine göre de çocuklar her türlü şiddetten korunmalıdır hükmünü içerir.
9 yıldır iktidarda olan AKP hükümeti kadına yönelik her türlü şiddeti meşrulaştırmış.kadın cinayetleri 5 kat artmıştır. Her gün gazetelerin 3.sayfa haberlerinde kadına yönelik şiddet ve ölüm haberleri yer almaktadır.
AKP iktidarının zihniyeti kadınları ve ötekileri bastırma , yok sayma, asimilasyon,farklı etnik kökenlere karşı tahammülsüzlük yaşamın her noktasında kendini göstermektedir.İktidar yargı gücünü de arkasına alarak kadına yönelik her türlü şiddeti sonlandırmak yerine meşrulaştırmayı uygun görmüştür.Tecavüzcü erkekleri koruma yoluna gitmiştir.Ceza indirimleri de dahil olmak üzere erkek egemen sistem kadınlar üzerinde baskı aracı oluşturmak için hiç durmadan çalışmaktadır. En son partimize dönük siyasi soy kırım operasyonlarında tutuklanan kadınların sayısı düşünüldüğünde de iktidarın kadınlardan nasıl korktuğu açıkça görülecektir.
Savaş kadınlar için şiddet,taciz ,tecavüz demektir N.Ç davası herhangi bir tecavüz davası değildir. Bu dava savaştan kaynaklı kadına yönelik cinsel şiddettir..Bu gün yaşanan budur.
Kürt sorunu çözülemediğinden yaşanan bu trajedi belki de buz dağının görünen yüzüdür. Kürt kadınları olarak,”Tecavüz Kültürünü Aşalım Demokratik ,Özgür Toplumu Yaratalım” kampanyasıyla aynı zamanda bu dönemde yürüttüğümüz “Kadın Kırımı Toplum Kırımıdır” kampanyamızda ,demeye çalıştığımız şey erkek egemenlikli sistemin baskısına,tahakkümüne,asimilasyonuna karşı itirazımızdır.Kadınlar olarak eşitlik ve özgürlük sağlanıncaya, Kürt sorunu çözülünceye,kadın-erkek eşitliği sağlanıncaya kadar mücadelemiz devam edecektir .
Yargı bir kez daha N.Ç davasındaki kararla sınıfta kalmıştır. Tecavüz faillerini korumayı tercih etmiştir. Bu durum tecavüz filleri açısından caydırıcı bir etki değil tam aksine özendirici bir karar olarak tarihe geçecektir. Ataerkil sistemin bir kurumunun verdiği karar insanlığın vicdanını kanatmaktadır.
Bu kararla tecavüzcüler açıkça korunmuşlardır, bununla birlikte failler daha çok devletin kamu görevlileri, bürokratlar,askerler,korucular olduğundan yargı erkinin koruması da daha görünür olmuştur.
Zaten ötekileştirilmiş Kürt kadınları savaşın,şiddetin pençesinde bir kez daha erkek egemen sistemin mağdurları oldular…
Tecavüz insanlık dışıdır ve suçtur. Failler cezasız bırakıldıkça tecavüz suçları meşrulaştırılmış olmaktadır.Kadına yönelik suçlar bir zihniyet meselesidir istediğiniz kadar yasa çıkarın önemli olan zihniyetin değişmesidir…işte AKP zihniyeti tecavüzcüleri koruyan zihniyettir.
Tecavüz insanlık suçudur, tecavüzcüyü korumakta…
BDP kadın meclisi olarak bu baskılar karşısında daha duyarlı olmaya ,mücadelemizi daha fazla yükseltmeye çağırıyoruz.
BDP KADIN MECLİSİ
.





