Korku imparatorluğuna yenik düşmeyeceğiz
2 Aralık 2011
Kadın Meclisimiz, "KCK" adı altında yürütülen operasyonlarda birçok kadın çalışanının gözaltına alındığını belirterek, "Bu siyasi soykırım operasyonlarına ve korku imparatorluğuna yenik düşmeyeceğiz" dedi.
BDP Kadın Meclisi, siyasal süreç, örgütsel durum ve planlama gündemiyle yaptığı 1 günlük toplantının ardından sonuç bildirgesi yayınladı. Bildirgede, yapılan değerlendirmelerde yaşanan sürecin önemine işaret edildiği belirtilerek, "Kapitalizm kendini yenileyerek sistemini sürdürmekte, kendini var etmeye devam etmektedir. Avrupa ve ABD'nin içinden geçtiği ekonomik krizden çıkış yolunu Ortadoğu'da kendine bağlı yeni güç dengeleri yaratmak ve yeniden dizayn etme yoluna gitmektedir. AKP bu dizaynda Ortadoğu'da güç olma çabasında bunu yaparken de daha dün kardeşim dediği Suriye devlet başkanını tehdit eden bir dili kullanmaktan kaçınmamaktadır. Ortadoğu'da rol almak isterken kendi topraklarında eşitlik ve özgürlük isteyen tüm güçlere karşı son derece acımasız bir tutum içine girmektedir. Ülkedeki muhalefeti sindirerek baskı altına almaya çalışıyor. Bir yandan da Türkiye Ortadoğu'ya İran ve Suriye üzerinden müdahale etmeye çalışmaktadır" denildi.
'KCK' operasyonu eleştirisi
Bildirgede, PKK Lideri Abdullah Öcalan'a uygulanan tecridin derinleşerek sürdürüldüğüne vurgu yapılarak, "Öcalan şahsında Kürt halkına tecrit ve izolasyon uygulamaktadır. Bunun en bariz örneği KCK adıyla yapılan operasyonlar, avukatlara dönük tutuklamalar daha öncesinde hız kesmeden yapılan tutuklamalar bunun en bariz örneğidir. Sayın Öcalan'ın savunma hakkına yapılan bir saldırıdır aynı zamanda. Bu güne kadar KCK adıyla yapılan siyasi soy kırım operasyonlarında birçok kadın arkadaşımız tutuklanmış, gözaltı terörüyle karşı karşıya kalmıştır" ifadesi kullanıldı. Bildirgede, BDP'nin kadın vekillerine dönek Başbakan ve kimi medya tarafından linç kampanyası yürütüldüğü belirtilerek, Kürt kadınlarının korku imparatorluğuna yenik düşmeyeceği ve mücadelenin boyunlarının borcu olduğu kaydedildi.
Gülsüm Bilgehan'a kınama
BDP Kadın Meclisi olarak yakın tarihin en trajik olayı olan Dersim Katliamı konusunun araştırılması ve gerçeklerin ortaya çıkmasının istendiğinin hatırlatıldığı bildirgede, "Ancak İsmet İnönü'nün torunu kendine sosyal demokratım diyen CHP milletvekili Gülsün Bilgehan katliamı savunmakta hem de Dersimli küçük kız çocuklarının evlatlık verilmesini normal görmektedir, onlara medeniyet gittiğini söylemektedir. Yani asimilasyonu savunmaktadır, kısaca bu insanlık ayıbını savunmaktadır, çünkü O dedesinin torunu. BDP Kadın Meclisi olarak Gülsüm Bilgehan'ı esefle kınıyoruz " denildi. Bildirgede, demokratik siyasal çözümün yolunun yeni, demokratik, katılımcı ve çoğulcu bir anayasadan geçtiği belirtilerek, "Artık Türkiye'de hiçbir kesime hitap etmeyen 1982 anayasasının değiştirilmesi gerekmektedir. Bunun için yeni anayasa yapılırken yol temizliğinin de yapılmasının çok önemli olduğunu, yine yeni anayasa da kadını ve haklarını gözeten eşitlikçi bir anayasanın yapılması için biz kadınların da bu süreci aktif olarak mücadelesini vereceğimizi belirtmek istiyoruz" diye kaydedildi.
Alınan kararlar
Bildirgede, kadınların yaptığı toplantıda alınan kararlara da yer verildi. Buna göre "Ez li virim" kampanyası kapsamında kadınların örgütlülük seferberliği yapması ve yüzde 40 cinsiyet kotasının uygulanmasının kararlaştırıldığı belirtilirken alınan karar ise şöyle sıralandı: "Bu kampanyanın Şırnak, İzmir, Mersin illerinde kadın şölenleriyle start verilmesine karar alındı. 'Kendimi İhbar Ediyorum' kampanyası çerçevesinde kadınların da kampanyayı daha güçlü sahiplenmesine karar verildi. Eğitim konusunun en temel ihtiyaç olduğu vurgulandı. Yerel ve merkezi eğitim yapılması kararı alındı. Web sitemize kadın çalışmalarının bundan sonra düzenli aktarılmasına karar verildi. Kadın meclisi olarak Van'da yaşanan deprem felaketinden dolayı bundan önce olduğu gibi bundan sonrada aktif olarak Van'da çalışmaya devam edilecektir. Bundan sonra haftanın kimi günlerinde kadın vekillerimiz düzenli olarak Van'da halkımızın yanında olacaktır. Vanlı kadınlara çağrımız Van'ı terk etmemeleri gerektiğini düşünmekteyiz. Kadınlarımızın yaşadığı zorlukların farkında olarak yinede yakın illerde yaşamlarını sürdürmenin daha iyi olacağı inancındayız. Biz kadınlar topraklarımızı, coğrafyamızı, zorluklarına rağmen terk etmeyelim."





