logo
header_img_1
header_title_1
Kurdî | English
  • ANASAYFA
  • PARTİ
    • TÜZÜK
    • PROGRAM
    • KURUCU ÜYELER
    • PARTİ TARİHİ
    • ŞEHİTLERİMİZ
  • YÖNETİM
    • EŞ BAŞKANLAR
    • PARTİ MECLİSİ
    • MYK
    • DİSİPLİN KURULU
    • KOMİSYONLAR
    • YURTDIŞI TEMSİLCİLİKLERİ
  • TBMM GURUBU
    • GRUP BAŞKAN VEKİLİ
    • GRUP YÖNETİM KURULU
    • BLOK - BDP MİLLETVEKİLLERİ
  • BELEDİYELER
  • KADIN MECLİSİ
  • İL ÖRGÜTLERİ
  • SEÇİMLER
    • 2011 GENEL SEÇİM
  • İLETİŞİM
BDP › HABERLER › TBMM Grubumuzdan › Kaplan: Hükümet tecridi kalıcılaştırmak istiyor

Kaplan: Hükümet tecridi kalıcılaştırmak istiyor

Grup Başkanvekilimiz Hasip Kaplan, PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın avukatları ile görüşmesini engellemek amacıyla kişiye özel olarak hazırlanan kanun tekfine TBMM İnsan Hakları Komisyonu'nun onay vermesini eleştirerek, "Hükümet tecridi kalıcılaştırmak istiyor" dedi. 

Grup Başkanvekilimiz Hasip Kaplan, PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın avukatları ile görüşmesini 6 ay engellemeye yönelik hazırlanan kanun teklifine ilişkin Meclis'te basın toplantısı düzenledi. Kaplan, TBMM İnsan Hakları Komisyonu'nun AKP'li vekillerin teklifi olan ve PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın avukatları ve aile görüşüne kısıtlama getirmek amacıyla hazırlanan yasayı görüştüğünü belirterek, yasaya ilişkin "İmralı teklifi" değerlendirmesini yaptı. Komisyonun teklife ilişkin olumlu yanıt vermesini skandal olarak değerlendiren Kaplan, "Teklif bugün de Adalet Komisyonu'nda görüşülüyor, öyle anlaşılıyor ki, hükümetin acelesi var" dedi. 

'Komisyon AKP'nin noteri oldu'
Kaplan, İnsan Hakları Komisyonu'nun, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6'ınca maddesinin "Adil yargılama ve savunma hakkında silahların eşitliği" ilkesini ve 1126 sayılı avukatlık kanunun ihlal ettiğini belirterek, "AKP'nin insan hakları anlayışı doğrultusunda hareket etti, deyim yerindeyse intihar etti! Komisyon artık insan haklarını denetlemekten çıktı, hükümetin icraatlarına noter makamı olarak yasama yürütmenin emrine girmiş oldu" diye kaydetti. Hukuk devletinde kişiye özel yasaların olamayacağının altını çizen Kaplan, söz konusu Öcalan olduğunda hukukun sürekli by-pass edildiğini söyledi. Kaplan, Türkiye'nin savunma hakkı bağlamında AİHM'de Öcalan davasından dolayı mahkum edildiğini bunun artık üniversitelerde içtihat olarak okutulması gerektiğini kaydetti. 

'Binlerce siyasi tutuklu tehdit altında'
Öcalan'ın 5 ay 18 gündür avukatları ve ailesi ile "koster/hava bozuk" gerekçeleri ile görüştürülmediğini hatırlatan Kaplan, "Öcalan'ın 40 avukatı savunma görevleri nedeniyle tutuklandıktan, savunma hakkı fiilen sona erdirildikten sonra şimdi de bu yeni düzenlemeyi yasalaştırmaya çalışan hükümet yeni bir skandala imza atıyor. Kişiye özel gibi gözüken bu kanun teklifi ile Özel Yetkili Mahkemelerde yargılanan binlerce tutuklu/hükümlü de aynı zamanda tehdit altına alınıyor. Hükümet, Adalet Bakanlığı kanalıyla istediği kişiye 6 ayda bir İnfaz hakimliği kararı ile görüşme yasakları koyarak tecridi kalıcılaştırmak, savunma hakkını tamamen ortadan kaldırmak, hak arama özgürlüğünü yok etmek istemektedir" dedi. 

'İmralı-Oslo sürecinden sonra gelinen nokta düşündürücü'
Kaplan, işkenceyi hukuki kılıf arama çabası ile savunma hakkının tamamen ortadan kaldırılmak istendiğini vurgulayarak, "1993 yılında 25 savunma avukatı DGM'de görevlerinden dolayı yargılanmıştı, şimdi AKP hükümeti 40 avukatı Özel Mahkemelerde yargılamak üzere tutuklattı. AKP iktidarı, 12 Eylül referandumu ile AİHM'e bireysel başvuru yollarını kapatarak, Anayasa Mahkemesi'ne bu yolu açarak, hukuksuzluğunu siyasallaştırdığı yargı önünde sürdürmek istemiştir. Bu durum Türkiye'nin başına yeni felaketler açacaktır" dedi. Hükümetin dışarıda özgürlükleri ve demokrasiyi askıya aldığını cezaevlerinde bulunan siyasi tutukluları da yeni düzenleme ile tecrit altına almaya ve izole etmeye çalıştığını söyleyen Kaplan şunları kaydetti: "Uyarıyoruz; Savunma avukatları müvekkilleriyle özdeşleştirilerek, avukat edinme hakkı yok ediliyor, görevleri nedeniyle iddia edilen suçlarda Bakanlık izni kaldırılıyor. Polis/savcılar birleşiyor silahların eşitliği yok ediliyor. Cezaevlerinde işkencecilere dokunulmazlık sağlanıyor. İnsan hakları savunucuları tehdit altına alınıyor. İhlal eden güvenlik güçlerine karşı davalara giren avukatlar hedef haline getiriliyor. AKP'nin ileri demokrasisiyle Türkiye'nin varacağı nokta ileri cezaevidir. İmralı-Oslo sürecinden sonra gelinen nokta düşündürücüdür. Bu tür uygulamalar sorunları çözmediği gibi toplumsal barışı dinamitleyen yaklaşımlardır."

  • ETKİNLİKLER
  • KAMPANYALAR
  • SİYASET AKADEMİSİ
  • YURTDIŞI TEMSİLCİLİKLERİ
  • LİNKLER
  • ARŞİV
  • GÜNLÜK BASIN RAPORU
Get Adobe Flash player


DOSYA

23. DÖNEM MİLLETVEKİLLERİNE AİT FEZLEKELER

DOSYA

KCK ADI ALTINDA YAPILAN OPERASYONLAR DOSYASI

DOSYA

HALKLARIN DEMOKRATİK KONGRESİ

DOSYA

DEMOKRATİK ÖZERKLİK PROJESİ

DOSYA

STÖ VE SİYASİ PARTİLER TUTUM BELGESİ



Barış ve Demokrasi Partisi Genel Merkezi

Barış Manço Cad. 1388 Sk. No:37 Balgat –ANKARA

Tel: 0312 220 19 50 | Tel: 0312 220 19 77

E-posta: bilgi@bdp.org.tr

Aylık E-Bülten edinmek için aşağıdaki alana e-posta adresinizi yazınız.